Ya eyyühennasü’budu. Ey insanlar! Rabbinize kulluk ediniz.(Bakara,21)
İbadette ne büyük bir ticaret ve saadet, fısk ve sefahette ise hasaret ve helaket vardır.
Bir vakit iki asker bir şehre gitmek üzere yola çıkarlar. Yol bir yerde ikiye ayrılır. Bir adam onlara sağ yoldan gitmek için belli bir ağırlık taşımalarını karşılığında emniyet içinde gideceklerini söyler. Sol yolda ise herhangi bir yük taşımayacaklarını onda dokuz zararlı bir yol olduğunu söyler. İyi olan sağa kötü olan ise sola gider.
İyi olan mü’mindir. Taşıması gerektiği çanta ve silah ise ibadet ve takvadır.
Her hakiki hasenat gibi cesaretin dahi menbaı, imandır, ubudiyettir. Her seyyiat gibi cebanetin dahi menbaı, dalalettir.
Tam münevvir-ül kalp bir insanı dünya bomba olsa korkutmaz ama fasık feylesof gökte bir kuyruklu yıldız görse titrer, korkar.
İnsan nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde; sermayesi hiç hükmündedir. İktidarı yok gibidir. Fakat emelleri, arzuları hayali nereye yetiştiyse oraya kadardır.
Ahiret gibi, dünya saadeti dahi, ibadette ve Allah’a asker olmaktadır.
Elhamdülillahi aladdaati vet tevfiki. Emirlerine itaate ve hayırlı işlerde başarıya ulaştırdığı için Allah’a hamd olsun. (Dua)