İMAN
- Ellezine yu’minune bil gayb. O takva shipleri ki, görmedikleri halde Allah’a ve O’nun bildirdiklerine iman ederler.(Bakara, 3)
- İmanın ne kadar büyük bir nimet olduğundan bahsedilmektedir.
- Bir zaman iki adam -biri iyi, biri kötü- bir yere hem ticaret hem keyif için seyahate giderler. Kötü adam kötülüğünün tezahürü olarak matemhane şeklinde algıladığı bir yere, iyi adam ise güzel olarak gördüğü bir yere gider.
- Kötü olan kafirdir. Dünya onun nazarında matemhane-i umumiyedir. Bütün kötü düşünceleri de küfründen ve dalaletinden kaynaklanmaktadır. Halık’ı tasdik eden diğer zat ise mümin zattır.
- Demek iman, bir manevi Tuba-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise, manevi bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor. Demek selamet ve emniyet, yalnız İslamiyet’te ve imandadır. Öyle ise, biz daima “elhamdülillahi ala dinil İslam ve kemalil iman” [İslam dinini ve mükemmel imanı ihsan ettiği için Allah'a hamd olsun.(Dua)] demeliyiz.