PSİKİYATRİ EL KİTABI
Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu,
HYB Yayıncılık,
- Bilinç sislenmesi: Kafa dumanlı, dikkat dağınık ve uyuşukluk vaki. Beyin bozukluğunda çok görülür.
- Delirium: Zehirlenmeler, ateşli hastalıklar, epilepsi, histeri ve akıl hastalıklarında görülebilen, titreme, hallüsinasyonlar ve saldırganlıkla birlikte bilincin kaybolması tablosuna verilen isim.
- Koma: Bilinçsizlik durumunun ağır derecesi.
- Stupor: Çevrede olup bitenlere tepki göstermeme ve bunların farkında olmama.
- Dezoryantasyon: Zaman, yer ve kişiler hakkında yönelim bozukluğu.
- Amnezi: Bellek kaybı.
- Anterograd: Bir nedenden sonrasına dair bellek kaybı.
- Retrograd: Neden olan durumdan önesini hatırlamama.
- Füg: Geçmişi unutup alışageldiği yerden uzaklaşma ve sonra bunu da hatırlamama.
- Hipermnezi: Çok kuvvetli hafıza.
- Paramnezi: Geçirmekte olduğu bir tecrübeyi, yanlış olarak daha önce de geçirmiş olduğunu zannetme.
- Deja entendu: Duyulanın sanki daha önce duyulmuş gibi gelmesi.
- Deja fait: Kendine olanların sanki daha önce olmuş gibi gelmesi.
- Deja pense: Yeni düşünceyi sanki daha önce düşünmüş gibi olması.
- Deja vu: Daha önce görmüş gibi hissetme.
- Fausse reconnaissance: Yanlış tanıma.
- Jamais vu: Yaşanmış durumun yaşanmamış gibi hissedilmesi.
- Konfabülasyon: Bellekteki boşlukların hastanın kendi inandığı biçimde doldurması.
- Distraktibilite: dikkatini belli bir konuya odaklayamama.
- Hipervijilans: tüm her şeyi ile bir şeye odaklanma.
- Aleksi: okuma becerisi kaybı.
- Disgrafi: el yazısı yazma becerisi kaybı.
- Diskalkuli: hesaplama becerisi kaybı.
- Dispersonalizasyon: kişinin kendi vücudundan ayrılmış gibi hissetmesi. Kişi kendini sanki rüyadaymış gibi hissediyor.
- Derealizasyon: dış dünyanın acayip ve gerçek dışı görünmesi.
- Hallüsinasyon: ilgili duyu organını ilgilendiren dış uyaran olmaksızın ortaya çıkan algı.
o Ekstrakampin hallüsinasyon: kafasının arkasındaki nesneleri görmek gibi…
- Afoni: fısıltıyıla sürdürülebilen konuşma biçimi.
- Aloji: düşüncede yoksullaşma.
- Birincil süreç düşünme: yer, zaman karmaşası ve birlikteliği şeklinde düşünme.
- Otistik düşünce: kendi iç dünyasıyla uğraşıp durma.
- Ayrıntıcılık: muhatap kesmedikçe ayrıntılardan dolayı sürüp giden konuşma gibi..
- Basınçlı konuşma: hıphızlı konuşulduğu için konuşmanın arasına girilememsi gibi..
- Blok: konuşma daha bitmeden ne konuşulduğunun unutulup inkitaa neden olunması gibi..
- Çağrışımlarda dağınıklık: konuşurken konunun değişip durması, daldan dala atlayıp gitme..
- Çevresel konuşma: asıl mevzuya bir türlü gelememe gibi..
- Distraktibıl konuşma: memleketten konuşurken, kravatın markasından bahsetmeye başlamak gibi..
- Düşünce akışında retardasyon: hasta düşünmekte zorluk çeker ve yavaş konuşur.
- Düşünce (fikir) uçuşması: konuşma akla gelen şeylere yetişmekte zorlanıyor.
- Ekolali: papağan gibi birilerinin laflarını tekrarlama.
- Enkoherans (şizofazi): kelimeler ve cümleler mantıklı olarak bir araya getirilmediği için muhatap konuşulanları anlamakta zorluk çeker.
- Kendiliğinden (spontan) sürdürülemeyen konuşma: doğrudan sorulmadıkça konuşulamaması.
- Klang çağrışım: Adana, badana, bidon.. karışıp duruyor..
- konuşma yoksulluğu: sadece tek kelimelik cevaplar verme.
- Koprolali: açık saçık (densizce) konuşma.
- Logore (taşilogi): mantıklı çok konuşma.
- Neolojizm: hastanın kendine özgü psikolojisi ile kelimelerin hecelerinden yeni kelimeler oluşturması.
- Perseverayon: yeni uyaran gelmesine rağmen hâlâ eski konudan devam etme..
- Sıkıştırma (kondansasyon): mayıstan ağustosa yerine matıstosa kadar demek..
- Sözcük salatası: kelime ve cümlelerin karışımı. Neolojimler kümesi.
- Verbal stereotipi: alakasız bir kelimeyi araya sokup durma. Şizofrenlerde görülür.
- Yandan yanıt: soruya alakasız başka bir şeyden bahsederek cevap vermek.
- Yanıt verme süresinde uzama
- Büyüsel düşünce: kendi düşüncelerine, sözlerine ulvi anlamlar yüklemek.
- Düşünce içeriği fakirliği: çok konuşup bir şey anlatamama
- Egomani: aşırı derecede benmerkezcilik.
- Fobi
o Agorafobi: açık alan korkusu
o Klastrofobi: kapalı yerlerden
o Özgül fobi: örümcek, yılan, kan, uçaktan korkma.
o Panfobi: her şeyden korkma
o Sosyal fobi: toplum önüne çıkmaktan korkma
- Hezeyan (sanrı, delüzyon): aksi ispatlanmasına rağmen süren anlamsız korku.
o Bizar hezeyan: uzaydan gelen yaratıkların beynine elektrotlar yerleştirdiğine inanmak gibi..
o Duyguduruma uygun hezeyan: kişisel yetersizlik, suçluluk, hastalık, ölüm, nihilizm ya da cezalandırma türü.. Manikte kendini çok üstün, bilgili, saygıdeğer görme; depresifte kendini aptal, aşağılık görme..
o Duyguduruma uygun olmayan hezeyan: düşünce sokulması, düşünce yayılması…
o Erotomanik hezeyan: kendinden üstte birisinin kendisine aşık olduğunu düşünme..
o Grandiöz hezeyan: çok değerli, güçlü, üstün, özel birisi olduğunu düşünme. Hasta mükemmel bir kitap yazdığına, süper bir beste oluşturduğuna, çok önemli bir buluş yaptığına inanabilir.
o Hipokondriyak hezeyan: tüm aksi tıbbi delillere rağmen hasta olduğuna inanma..
o Kendini suçlama (Self-accusation) hezeyanı: yanlış yer vicdan azabı çekme, suçluluk duyma.
o Nihilistik hezeyan: kendinin, başkalarının ya da her şeyin sonunun geldiğine inanma.
o Paranoid hezeyan: perseküasyon, referans, kontrol edilme ve grandiöz hezeyanlarını kapsar
o Paylaşılmış hezeyan: o sırada benzer hezeyanlara sahip birisiyle gelişen hezeyandır.
o Perseküsyon hezeyan: takip edildiğini, birilerinin kendisinin peşiniş bırakmadığını, her an saldırıya uğrayacağına dair hezeyan.
o Referans hezeyanları: çevredeki bazı gazete, radyo gibi etkenlerin ona özel mesajlar gönderdiğini düşünmek..
o Sanrısal kıskançlık: eşinin her davranışını aleyhine aldatılma delili olarak görmesi..
o Schneider’in tanımladığı hezeyanlar: Düşüncelerin çekilmesi, düşünacerlerin okunması, düşünce sokulması, düşüncelerin yayılması, edilgen duygular, edilgen dürtüler, edilgen eylemler, kontrol edilme, sanrısal algı, somatik edilgenlik, sistemli hezeyan, somatik hezeyan, suçluluk ya da günahkarlık hezeyanı, yoksulluk hezeyanı,
- hipokondriazis, monomani, obsesyon (vesvese), paranoid düşünce, referans düşünceleri,
- Ritüel: karmaşık bir davranışı düzenli olarak, çeşitli ritüellere göre yapma.
- Komut otomatizmi: kendine denileni hiç düşünmeden yapmak.
- Mannerizm: yer etmiş aynı şey yapma, selamlama.
- Koreiform hareketler: kısa süreli silkinme hareketi.
- Hipersomnia: uzun uyku.. İnsomnia: uyumakta zorluk çekme.
- Anoreksiya: iştahın azalması ya da yok olması.
- Hiperfaji: aşırı iştah.