NEDEN APTALLAR AŞIK OLUR ?
Orijinali : “Why Do Fools Fall in Love?”
Eser yazarı : Janice R.LEVINE, Howard J.MARKMAN
Yayınevi : Phoenix Yayınevi, 2001
Türkçesi : Dilek Yoğuçmen
- Kitap psikolog ve sosyologlardan oluşan bir çok farklı kişi tarafından yazılan makalelerin birleşimidir.
Her birimizin birlikte başarılı bir evlilik yürütebileceği geniş bir insan yelpazesi olduğuna inanıyorum. Bu durum insanların her birinde işe yarayan bir kilide uyan anahtar durumu vardır. Düzeltici sosyal beceriler teorisi, insanın doğru zamanda doğru şeyi yaparak evliliğin yürütülebileceğini öne sürer. Ben buna inanmıyorum, çünkü hakiki olmadığı ve kalpten gelmediği sürece, gerçekten o özel anahtara sahip olmadığı sürece hiçbir şey bu konuda faydalı olmaz.
“Hasta değilsin, sadece aşıksın” der. Irving Berlin.
Shakspeare’in Puck’i “Tanrım, biz ölümlüler ne kadar da aptal olabiliyoruz” der.
Patricia Love [The satisfied Heart ve Hot Monogamy kitaplarının yazarı]
Bağışıklık sistemini kontrol eden ve bizi kendimizden farklı bir genetik yapıları olan eşlere iten genler, asıl olarak bu aşık olma olgusunu yönetirler. Yani DNA’sı bizimkisiyle birlikte sağlıklı torunlar üretecek olan bir kişiden fiziksel olarak etkilenmeye içgüdüsel olarak programlanmış durumdayız.
- Aslına bakılırsa birlikte yaşamamız imkansız olan birinden son derece etkilenebilirsiniz.
- Eğer DNA’nızın uyuştuğu birisiyle karşılaşırsanız aranızdaki kimyayı hissedeceksiniz. Bu konuda ne yapacağınız size kalmıştır ve aptallık mı, yoksa tam tersi mi bu sizin seçiminiz olacaktır.
- Biyolojik olarak uyuştuğunuz birisiyle karşılaştığınızda, beyindeki haz merkezleri harekete geçer ve bir hoşlanma hissi üretir. Bun sizin karşınızdakine yaklaşmanıza neden olur ve bu noktada göz bebekleriniz büyür ve gözlerinizin parıldaması için gözyaşı kanallarınızın salgılarında küçük bir artış olur ve son derece çekici olan bir “aşk bakışı” oluşur. Müteakip temaslarda, hisler daha yoğun hâle gelir. Bir haz akımı üreten dopamin salgılanır; norepinefrin, adrenalin üretimini başlatır; feniletilamin (PEA) bir mutluluktan uçma hissi oluşturur. [The Chemistry of Love, Liebowitz, M.R. Boston; Little, Brown, 1983] Bu sadece başlangıçtır.
PEA tüm savunmanızı azaltır. Normalde ağzı sıkı olan birisinin çenesi düşer, dokunmaktan hoşlanmayan birisi dokunma düşkünü birine dönüşür.
Küçük çocuklar nasıl muamele görürlerse görsünler, ailelerinin değerlerini ve algılarını aşk olarak algılarlar [Hellinger, B. Love's Hidden Symmetry. Phoenix: Zeig, Tueker, 1998]. Bunun anlamı, sıcak ve özenli insanların bakıcılığında büyümüşseniz, aşktan ve partnerinizden bekleyeceğiniz şey budur. Ancak, ihmal edilerek büyümüşseniz, aşktan ve partneriniz tarafından önemsenmemek yalnızca size tanıdık bir his gibi gelmekle kalmaz, aynı zamanda aşka benzer bir his gibidir.
- - Bilimsel kanıtlar, birbirlerine aşık iki insan arasında iki yıl içinde doğal bir nötr tutum oluştuğunu göstermiştir.
Hendrix, H. Getting the Love You Want. New York, Henry Holt, 1998
Amy Gerson
Eğer ısrarla tek başına bizi memnun edecek olan “diğeri” fantezisini kovalarsak, nihayetinde kendi boşluğumuzla yüz yüze geliriz.
Henry Grunebaum
“Aşık olmak ve akıllı olmak imkansızdır” Francis Bacon.
Steven Pinker
Ortalamalar kanunu, günün birinde daha çekici bir insan bulacağınızı ve her zaman en iyisini arayan bir insansanız, o gün eşinizi başınızdan def edeceğinizi söyler.
Bir gün çok yakışıklı/güzel birisiyle karşılaşma ihtimali hep vardır. O zaman sizinle ilişkiye başlamayı rasyonel nedenlerden dolayı isteyen eşi kabul etmeyin! Sizinle kalmaya sadece “siz” olduğunuz için bağlı olan bir eş arayın. Ne ile bağlı? Bir duyguyla-insanın sahip olmaya karar veremediği ve dolayısıyla sahip olmamaya da karar veremeyeceği bir duyguyla bağlı, sizin objektif eş-değerinizle tetiklemeyen ve bu nedenle daha büyük bir eş-değerine sahip başka birisi tarafından soğutulamayacak bir duyguyla -yapmacık olmadığı garanti olan bir duygu, çünkü bunun kalp çarpıntısı, uyuyamama ve iştahsızlık gibi psikolojik bedelleri vardır- romantik aşk bir duyguyla.
Frank Pittman
Aşık olmayı canlı tutmanın yolu, maksimum olduğu anda bunu bitirmektir. Tıpkı örümceklerin ve sopranoların yapmayı alışkanlık hâline getirdikleri gibi. Ve de büyük aşk hikayelerinin sonlarının ayrılık, ölüm gibi sonlarla bitmiş olması gibi.
Peter Fraenkel
Modern toplumun en büyük utançlarından biri güzelliğin homojenleştirilmesidir, yani tıpkı bir grup şirketin bizi onların ürünlerine ihtiyacımız olduğuna ikna etmesi gibi, herkesin güzel olarak görülebilmesi için mankenlere benzemesi gerektiği yönündeki inanış. Bu, vücut yapıları günümüz modasına uyması mümkün olmayan insanlara karşı korkunç bir adaletsizlik yapmanın yanında, partnerlerimizin gerçekten güzel oldukları halleri görmeyeceğimiz anlamına gelmektedir.
Peggy Vaughen & James Vaughen
Aşık olmak fantastik bir deneyim olsa da, bu duygunun yoğunluğunun büyük bölümü yeniliğinde, alışılmamışlığındadır.
Derin güven ve gerçek yakınlık kazanılması ancak uzun birliktelikle alakalıdır ve başlangıçtaki aşktan çok farklı ve reeldir.
Gary Smalley & Greg Smalley & Michael Smalley
Yaşlı kadın ve adam uzun yıllar boyunca torunlarının anlam veremedikleri bir oyun oynamaktadırlar. Oyuna göre; her defasında birisi içinde SHMILY yazan kağıdı evin bir köşesine saklamakta ve diğeri de bunu bulmaktadır. Bu oyunu her zaman bıkmadan oynamaktadırlar.
Bir gün bu yaşlı çiftten birisi öldüğünde, hayatta kalan tabutun üzerine yine SHMILY yazısını bu kez “See How Much I Love You” şeklinde koyar…
W.Kim Halford
Doğru kişiyi bulmak, aşkta gereğinden fazla vurgulanmaktadır. Her birimiz bir çok başka insanı hayat arkadaşı olarak sevebilme kapasitesine sahibiz. Etkilendiğiniz biriyle bir ilişki kurma fırsatını yakaladığımızda aşk oluşturulabilir. Eğer aşkı oluşturmak için elimizden geleni yapabilirsek ve eğer evrensel zar bizim yararımız gelirse, gerçek aşkla ödüllendiriliriz.
Harville Hendrix
“Eğer sevilmek istiyorsanız, sevin” Hecato
Aşık olduğumuzda her şey rengarenktir fakat bir müddet sonra, illüzyon perdesi düşer ve gerçeklerle karşı karşıya kalırız.
Wyndol Furman
Neden belirli bir kişiye aşık oluruz? Yakınlığın, benzerliğin, duyarlılığın, cinsel ve fiziksel çekiciliğin bu hususta rolleri olduğunu biliyoruz. Ancak yine de, geriye aşık olabileceğimiz bir sürü insan kalıyor, öyle değil mi?
Amy K.Olson & David H.Olson
Aşkın gözü kördür. Aşk, gözümüzü perdeler ve biz de dünyaya gül renkli camlarla bakarız. Aşk, olayları gerçekte olduklarından daha iyimser görmemize neden olur ve bu durumda birbirimizi tam olarak tanımamızı ve keşfetmemizi engeller. Bu nedenden ötürü, aileniz ve arkadaşlarınızın kimin sizin için daha uygun bir uzun vadeli seçim olabileceğini çoğunlukla sizden daha iyi bilirler.
Aşk temelli evlilikler görücü usulü evliliklerden daha hassastır (daha kırılgan ve hata kabul etmez). Aşkın doğası her zaman değiştiğinden, aşk temelli evlilikleri olan bir çift aşkın doğal değişimleri karşısında kendilerini tehdit altında hissedebilirler. Ve aşk, evliliğin önemli malzemelerinden birisi olmasına rağmen, tek malzeme de olmamalıdır.
ABD’de aşk temelli evliliklerin %40-50 oranlarında boşanma ile sonlandığı gözlenmiştir.
Sunny Shulkin
Pembe camlı gözlükleri çıkarıp ilişkilere temiz camlarla bakmak cesaret ister. Bunlardan birisi, olabilecek uyumsuzluğu normal karşılamak ve karşı cinsin hatalarını kabullenmektir.
Howard J.MARKMAN
Aşk, beraberinde bunalımı, depresyonu vs. getirir. O zaman niçin aşık oluyoruz?
Cevap: Biz aşık olmak için yaratılmış varlıklarız. Başka bir insana bağlı olmaya ihtiyacımız var.
[...] [...]