DEMİRKIRAT
Bir Demokrasinin Doğuşu
Mehmet Ali Birand – Can Dündar – Bülent Çaplı
Doğan Kitapçılık, Şubat 1999, 8.baskı
• 1946’ya kadar chp karşısına tek partiden, çok partili sisteme geçiş adına üç girişimde bulunuldu. birincisi, terakkiperver cumhuriyet fırkası (1924, 6 ay dayanabildi), ikincisi, serbest fırka (1930, 97 gün), üçüncüsü, demokrat parti (1946).
• atatürk 1934 yılında aydın’a geldiğinde adnan menderes dikkatini çeker ve adnan menderes aydın mebusu olur bir chp’li olarak.
• inönü cumhurbaşkanı olduğunda, bayar başbakanlığa atanır fakat bir kaç ay sonra istifa etmek zorunda kalır.
• celal bayar’ın başkanlık yaptığı 1.olağanüstü chp kurultayında inönü değişmez başkan ilan edildi. kurultayın milli şef’e bağlılık mesajını en genç aza adnan menderes okudu.
• savaşın dehşeti, milli şef’in egemenliğini perçinlemiş, ismet inönü korkunun sembolu olmuştu.
• inönü’yü yolda görmek mümkün değil. çankaya’dan inerken yollar kapanıyor. önünde motosikletler, arkasında motosikletler, gümbür gümbür bir sesle ilerliyor.
• kuyruklarda halk homurdanıyor, gazeteler milli şef’i ilahlık mertebelerine yükseltiyor. “ve bu zorla yaptırılıyordu gazetelere. bazı gazeteler buna gönüllüydü…inönü ve ailesinin ayrıcalıkları otorite sağlıyordu fakat halk nezdinde de antipati oluşturuyordu”(metin toker, gazeteci)
• 8 mayıs 1945, san fransisco’da 59 ülke birleşmiş milletler’in kuruluşuna imza attılar, bu aynı zamanda demokrasiye tüm dünyada geçilmesi kararı oluyordu. aynı yıl sovyetlerle yaşanan gerginlik de yönümüzü batıya çevirme nedenlerinden biri oldu. ardından 1945’de 19 mayıs nutkunda ilk kez demokrasi sinyalleri verildi inönü tarafından.
• 1947’de ilk çok partili seçim yapıldı.
• dp’nin kuruluş onayı için celal bayar cumhurbaşkanı yanına gider. inönü, programı alıyor ve soruyor:
- terakkiperverlerde olduğu gibi itikadi diniyeye biz riayetkarız diye bir madde var mı?
- hayır paşam, laikliğin dinsizlik olmadığı var.
- ziyanı yok. köy enstitüleri’yle, ilkokul seferberliğiyle uğraşacak mısınız. yani bunlara karşı uğraşacak mısınız?
- hayır.
- dış politikada ayrılık var mı?
- yok.
- o halde tamam.
• 7 ocak 1946, demokrat parti kuruldu.
• chp’li nihat erim 30 mayıs 1946 günü ulus’ta yayınlanan yazısında “ sosyal bünyede derin rahatsızlıklar müşahede edildiğinde bunu gidermenin yolu bir müddet için hürriyet ilahının üzerine bir şal örtmek ve yukarıdan aşağı bir otorite tesis etmektir”
• seçim sırasında jandarma ve devlet otoritesine sahip olanlar “oyunu kime veriyorsun. teyyare hırsızı bayar’a mı vereceksin, milli mücadele kahramanı, atatürk’ün yakın arkadaşı inönü’ye mi vereceksin”
• yetersiz aday gösterebildiğinden dolayı zaten kazanamayacak olan dp, chp’nin hilekarlık yaptığı 1946 seçimi daima dp’nin propoganda malzemesi oldu.
• köylüler dp’ye verdikleri oyların eksik olmadığını ispatlamak için “hepimiz ankara’ya gelelim her kişiyi oy olarak sayın” diyorlardı.
• inönü’yü istanbul’da onbinler karşıladı, inönü ve taraftarları çok umutluydu, fakat tüm o kalabalıklar oylarını dp’ye verdi.
• “hiç unutmam anadolu’nun ortasında bir köyde chp iki farkla kazanmış.hemen hilmi şahenk’le ilk rakımızı içtik. ve tabi son rakımızı da aynı zamanda.
• hezimet yaşayan chp’li gazetenin başlığı: chp iktidarı devrediyor.
• chp’nin hezimeti sonrası bir haber: komutanlar inönü’yle görüşüyorlardı. seçimlere komünistlerin parmağı karıştığı gerekçesiyle seçim iptal edilecekti fakat inönü sağduyusunu(?) kullandı ve ordu durduruldu.
• anadolu’dan kazanıp meclise gelen dp milletvekillerinden biri en liks otellerden birinden pijama ve terliklerle çıkmış, otelin karşısındaki lokantada yemek yemek için.
• dp zaferinden sonra meclise gelen ve birbirlerinden bile habersiz bir çok milletvekili gezetecilere bile milletvekilleri diye sarılıp öpüyorlardı.
• hezimet yaşayan chp’li maliye bakanı hayatını kazanabilmek için hukuk fakültesini bitirmesi ve bir müddet avukatlık stajı yapması gerekiyordu.
• hezimet sonrası. inönü’nün arabası kalktı, ama ne önde, ne arkada cumhurbaşkanlığı sırasında refaket eden motosikletli polisler vardı.
• cumhurbaşkanı seçilmiş olan celal bayar o gün meclisten çıkarken kendisini artık steyşın cip değil makam arabası bekliyordu. ilk iş olarak polis motosikletlerinin kendisine eşlik etmesini yasakladı. milli şef dönemini hatırlatacak hiç bir şey istemiyordu.
• kendisinden ısrarla haber isteyen gazeteciye menderes “peki yaz. genelkurmay başkanını ve kuvvet komutanlarını görevden aldım. şunları şunları tayin ettim” dedi.
• her şeyde olduğu gibi siyasette de ulaşılan en son nokta, aynı zamanda inişin başlayacağı noktaydı.
• demokrat parti’ye karşı bir askeri müdahele fikri ilk kez o gece orada, bir yumurta sahanının başında konuşuldu. iki yüzbaşı farkında olmadan altı sene sonra gerçekleşecek bir operasyonun ilk tohumunu atıyorlardı.(?!)
• 1950’lere kadar türk subayları hiç bir zaman yabancı bir komuta altında görev yapmamışlardı. oysa şimdi yeni ittifaklar yeni koşullar getiriyordu.
• istanbul expres adlı gazete selanik’te atatürk’ün evinin bomblandığına dair yalan haber yazar ve istanbul’da yabancılara ait işyerlerinin yağmalanması olayları patlak verir.
• bir odaya bir kedi koyarsanız, elinize de sopayı alırsanız, kedinin üzerine döveceğim diye yürürseniz ve vurursanız, kedi, o duvara atar kendini, bu duvara atar, sonunda döner elinde sopa olanın suratına sıçrar ve pençeleriyle o sopalı adamın yüzünü kan revan içinde bırakır. chp’nin furumu buydu.
• kötü bir seçim sonrası, menderes üzgün bir şekilde bir daha böyle bir gece yaşamayayım diye dua etti ve gerçekten de öyle bir seçim akibeti bir daha yaşayamadı.
• milli savunma bakanı şemi ergin orduda darbe hazırlığı girişimine ihtimal vermediğini söyledi, halbuki bu sözlerden bir kaç saat önce kendisine liderlik teklif edilmişti. üstelik dışarıda bekleyen emir subayı bile örgütün üyesiydi.
• bayar’ın tüm uyarılarına rağmen ordunun üzerine gitmeyip kulak tıkayan menderes, beklediği ırak başbakanının ırak’taki derbe dolayısıyla gelemediğini görünce olayın ciddiyetine intikal etti.
• ırak sarayını basan tanklar türk dış politikasında ve başbakanın iç dünyasında derin etkiler yaptı.
• bazen küçücük bir jest, samimiyetle uzanan bir el, içten bir iki cümle hiç umulmadık sonuçlar oluşturabilir. menderes uçak kazası sonrası inönü’nün kendisine ziyaretine iade-i ziyarette bulunmadı ve bu eli tepti.
• muhafız alayının başına gelen osman köksal’ın asıl görevi köşk’ü korumak değil, ihtilal gecesi teslim almaktı. örgüt en kritik noktayı ele geçirmişti.
• ihtilalcilerden cemal madanoğlu demokrat parti’nin yasaklayıcı tavırları karşısında “çok körlemesine gittiler. yani ihtilali asıl yapan biz değiliz aslında. onlar yaptılar”.
• gazetelere yayın yasağı konunca fısıltı gazetesi harekete geçti. istanbul’da yüzlerce gencin öldürülüp asfaltlanan yollara gömüldüğü haberleri yayıldı.
• darbe öncesi mit’ten ordudaki haberler gelmez, bir sürü ıvır zıvır haber ulaşırdı cumhurbaşkanlığına.
• 555k= beşinci ayın, beşinci günü, saat beşte, kızılayda”
• kalabalıkların yanıltıcı büyüsü bir anda menderes’i sarmalayıverdi. istifayı düşünüyorduysa da vazgeçti. ege’nin sevgisi menderes’in sonunu hazırladı.
• darbeyle ilgili en ateşli konuşmaların ilerlediği sırada kapının zili çalıyor, bir telaş, bir korku. içeriye giren evin kızı çekmeceden bir şey almak için geldiğini söylüyor, istediğini alıyor ve çıkıyor.
• darbe öncesi üst düzey askerler, ufak tefek olaylara takılıp kalmamak gerektiğini söylüyor ve darbe olmayacağına dair rahatlatıcı sözler söylüyorlardı. bu sözler menderes’i yanıltıyordu.
• menderes eskişehir havaalanına indiğinde öne çıkan 40-50 kişilik subay topluluğunun kendisini selamlayacağını zannetti ama onlar bir komutla geri çekildiler ve menderes’i şoke ettiler.
• eskişehir’de konuşma sırasında hopörlönün kablosu kesilmişti. menderes bağırarak konuşuyor, yasakların kalktığından, yakında seçimlere gidileceğinden bahsediyordu. fakat ne bunu duyurabilecek kadar sesi, ne de gerçekleştirebilecek kadar ömrü kalmıştı.
• menderes eskişehir’de, bayar ankara’da uykuya çekilirken, tanklar ağır ağır meydanlara yürüyordu.
• “şartlar tamam olunca milletler için ihtilal meşru bir haktır.” ismet paşa, 27 mayıs’tan 40 gün önce.
• darbe bildirisinin altına yazılacak olan isim liderleri belli olmadığından, cemal madanoğlu da küçük geldiğinden, türk silahları kuvvetleri yazıldı.
• köşk dört tank tarafından sarılmıştı. köşkün 21 tane daha iyi tankı vardı fakat köksal (köşk muhafızı) tank olmadığını söylüyordu.
• darbe sonrası: askerler omuzlarda, neşe, sevinç, kucaklaşmalar. otobüs ve taksiler askerlere üç gün beleş. /*….sanki aya füze yollamışlar..sansür..*/
• ordu iç hizmet kanununa göre “türk ordusu türkiye cumhuriyeti’ni korumak ve kollamakla” görevliydi.
• yassıada’daki yaşamın ne kadar güzel olduğunu göstermek için berberde hastanede, koğuşlarda çekim yepılıyordu. odasında kitap okuma taklidi yapan fatin rüştü zorlu’nun tedirginliği yüzünden okunuyordu. refik koraltan kantinde alışveriş yaparken rahatsızdı. perihan arıburun filmde hafif aksak yürüyebiliyordu.
• 147 öğretim üyesi görevden alındı. basına kısıtlamalar konuldu. milli birlik komitesi 10 yıl önce dp’nin yaptığı hatayı yapıyordu.
• eski rejim bir günde tasfiye edildiği halde yenisi bir yılda kurulamamıştı.
• “ismet paşa bana ’aman dikkat madanoğlu dedi. mustafa kemal bana demişti ki; ‘ismet bu kadar adam astık. bu astıklarımızın yemediği nane, çıkarmadıkları kepazelik yoktu. ama şimdi bunların bütün rezaletleri, kepazelikleri unutuldu, ama asıldıkları unutulmadı’ ”.
• “15 dakikada bir “tamam” diyorlar birimizi içeri alıyorlar. “hadi yavrum öteki gelsin” diyorlar. ben zannediyorum ki gideni asıyorlar. öyle zannetmemek de mümkün değil” baha akşit(dp milletvekili)
• bayar, son anda kendisine verilen “yassıada kararları” kitabını sırtına destek yapmış uyuyordu.
• 27 mayıs’tan o ana kadar her an direnmeyi başaran bayar o gün ilk kez gözyaşı döktü. 10 yıl birlikte çalıştığı iki arkadaşı asılmıştı. şimdi sıra başbakanı menderes’teydi.
• menderes’le tüm yassıada duruşmaları boyunca yan yana oturmuşlar ve tek kelime konuşmamışlardı. yalnızca bir gün menderes mahkemede not tutarken kalemi bitmiş, bayar kendi kalemini uzatmış, o kalemle not tutup işini bitirdikten sonra da “teşekkür ederim” deyip iade etmişti. bayar’ın menderes’ten duyduğu son söz, bu oldu. o kalemi ölene dek sakladı…
• adnan menderes’in bir keresinde ethem menderes’e söylediği ifadeyi mükerrem sarol (dp milletvekili) şöyle nakletmiştir; “oturacağım çine çayı’nın kenarındaki söğüt ağaçlarının yüzümde dolaşmasının bana getireceği saadetle yetineceğim. hiçbir şeye karışmayacağım.”
oysa artık aydın da, çine çayı da bir daha görülemeyecek kadar uzaktaydı.az sonra menderes giydirildi.iskeleye götürüldü. ‘nereye’ diye sordu. ada komutanı “deniz hastanesine” dedi. bu işittiği son yalan olacaktı. ayrılırken “ne olur kumandan” berin’den mektup geldikçe bana iletiverin”. oysa bir daha hiç mektup gelmeyecekti.
menderes tam asılmaya götürülürken cemal gürsel’den telefon geldi “tarık, adnan menderes’i hiç bir yere gönderme” artık çok geçti…
• idam edilmeden önceki son sözleri “hiç küskün değilim. hiçbir dargınlık duymuyorum.”