DÖRDÜNCÜ LEMA
(Minhac-üs Sünne)
Birinci Makam
BİRİNCİ NÜKTE
- Mahşer dehşetinde herkes “nefsi, nefsi” dedikleri zaman Resul-i Ekrem (sav) “ümmeti, ümmeti” diyeceği gibi tüm hayatı boyunca da şefkatini göstermiştir. Bu derece ümmetine merhamet eden rehberin sünnet-i seniyyesine müraat etmemek nankörlük ve vicdansızlıktır.
İKİNCİ NÜKTE
- Resul-i Ekrem (as)’in Hz Hasan ve Hz Hüseyin’e karşı beslediği muhabbet onlardan sonra gelen vazife-i Nübübüvvetin medarı olabilecek bir silsilenin ucudur.
ÜÇÜNCÜ NÜKTE
- Resul-i Ekrem ücret istemez; yalnız Al-i Beytine meveddeti istiyor ve de “Allah katında en değerliniz takva sahibi olanınızdır”, o halde bu işin sırrı nedir? Sorusunun cevabıdır. Al-i Beyt’in efradı itikad ve iman hususunda ileri olkasalarda teslim, iltizam ve tarafgirlikte çok ileridedirler çünkü fıtraten, neslen cibilliyeten İslamiyet taraftarıdırlar.
DÖRDÜNCÜ NÜKTE
- Şialarla Ehl-i Sünnetin bir kısım ihtilaflarına değinilmiştir. Şialar Hz Ali’nin hilafete ilk gelmesi gerektiğini söylüyorlar eğer öyle olsa idi Hz Ali yirmi seneden fazla bir süre diğer üç halifeye ittiba etmesi bunun cevabıdır.
İkinci makam
“eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ben O’na tevekkül ettim. Yüce arşın Rabbi de O’dur.” Ayetinin hakikatına dairdir. On ikinci lema olarak telif edilmiştir.