Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Yapmak Zor Yıkmak Kolaydır

Yıkım genelde boşvermişlik, kendi haline terk edilmişlik, çirkinlik ve çürümek gibi etkilere sahibi olduğu; yapmak da genel de çaba, güzele -hatta en güzele- ulaşma arzusu, üretmek, boş vermemek gerektirdiğinden dolayı oluşan durum.
Doğurmak sancı verir fakat ortaya bir mucize çıkacağı için zor bir bir süreç gerektirir; lakin öldürmek çok basittir fakat ortaya çıkan yalnızca cansız ve çürümeye meyilli bir cesettir.
Temizlik zordur ama kirlilik kolaydır; başarıya ulaşmak zordur ama hezimet kolaydır; inanç zordur ama ümitsizlik kolaydır; sabır zordur ama pes etmek kolaydır…

Risale-i Nur Külliyatı – Mektubat – Üçüncü Mektub

http://risaleinurozet.wordpress.com/mektubat-2/ucuncu-mektub/

Yıl Sonu

Akla getirilmeyen mevcut yılın son günleri.
Zira akılda yalnızca sonraki yılın ilk günleri vardır. Sanki o ilk günler insana ne sunmaktadır; gençlik mi? Hayır yaşlılığa götürür, yenilik mi? Hayır yeni olan sadece takvimdeki yılın rakamı, mutluluk mu? Hayır keşke mutluluk rakamın değişmesiyle gelen bir şey olsaydı.
Ama ya yıl sonu ve yıl sonunu düşünmek. içinde direkt olarak muhasebe duygusu uyandırır. geçen gençlik hakkında bir kez daha onun kıymetini anımsatır, içinde bulunulan hali hatırlatıp yeni bir başlangıç yapılması gerekliliğini hissettirir, mutluluğa ulaşmak için neler yapılması ve neler yapılmamasına dair tecrübeleri günceller.

sonbahar ömrün sona erişi ölüm

Büyük Cihat

Hipofiz ve östrojen ile testosterona karşı verilen savaştır.

Britney Spears

Britney Spears

Brooke Shields

Brooke Shields

Calista Flockhart celebrity

Calista Flockhart

Charlize Theron

Cindy Crawford

Cindy Crawford

Claudia Schiffer

Claudia Schiffer

Diana Ross

Diana Ross

Donna Air

Donna Air

Drew Barrymore

Drew Barrymore

Eva Longoria

Eva Longoria

Fearne Cotton

Fearne Cotton

Goldie Hawn

Goldie Hawn

Gwyneth Paltrow

Gwyneth Paltrow

Heather Locklear

Heather Locklear

Heidi Klum

Heidi Klum

Helena Christensen

Helena Christensen

hillary duff

Hillary Duff

Janice Dickinson

Janice Dickinson

Jennifer Lopez

Jennifer Lopez

Jennifer Love Hewitt

Jennifer Love Hewitt

Jessica Biel

Jessica Biel

Jessica Simpson

Jessica Simpson

Kate Hudson

Kate Hudson

Kate Moss

Kate Moss

Katherine Heigl

Katherine Heigl

Kelly Brook

Kelly Brook

Kendra Wilkinson

Kendra Wilkinson

Kim Kardashian

Kim Kardashian

Lily Allen

Lily Allen

Madonna

Madonna

Maggie Gyllenhaal

Maggie Gyllenhaal

Martine McCutcheon

Martine McCutcheon

Naomi Watts

Naomi Watts

Natalie Imbruglia

Natalie Imbruglia

Nicole Appleton

Nicole Appleton

Nicolette Sheridan

Nicolette Sheridan

Pamela Anderson

Pamela Anderson

Queen Latifah

Queen Latifah

Rachel Hunter

Rachel Hunter

Sharon Osbourne

Sharon Osbourne

Sharon Stone

Sharon Stone

Tara Reid

Tara Reid

Uma Thurman

Uma Thurman

Vanessa Hudgens

Vanessa Hudgens

masumiyet saflık temizlik günahsızlık

kuraklık

kaynak: http://www.milliyet.com.tr/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,6544994&id=1&galeriid=6766#galeriStart

Kontrolden Çıkmak

Artık kendini birileri tarafından programlanmış bir robot gibi hissetmektir. Etrafta bir şeylerin dönmesi fakat seçim yapmayı düşünebilecek durumda bile olmama, yapılmış otomatik seçimleri fazlaca da düşün(e)meden kabul etmek, olayın nereye varacağını izlemeye koyulmaktır.

Peki acaba neden? Otomatik rota boyunca ilerlenmektedir ve bu nedendir? Günahların cezası mı, sevapların mükafatı mı yoksa yepyeni imtihan parametrelerinin kucağına itelenmek mi? Bu soruların cevabının da pek anlamı kalmaz artık çünkü kontrol kaçmıştır ve artık geriye hayırlısını dilemekten başka hiç bir şık kalmamıştır.

Sadece hatırdan geçenler vardır;

İyilikler hep kendi kontrolüm dışında, kötülükler ise ben direksiyon başında iken gerçekleşmemiş miydi?

kpntrolden çıkmak kaos

ikinci-soz-iman-manevi-tuba-i-cennet

İkinci Söz Özeti İçin Tıklayınız

Çok gaza getirici bir laftır ve zaten “sen beceremezsin”, “sen yapamazsın” laflarına da çok benzemektedir, tek farkla “Bakın ben bunları umursamadım ve başardım lanet herif sen bana bak, gaza gel benim gibi bir milyonda bir rastlanan her şeyin yoluna gitmesi durumuna denk geleme” ve “aç kal budala kal” ve bunu kabüllen.

Bbakın üniversiteden ayrıldım ve başarıyı yakaladım. Tabi canım zaten her üniversiteden ayrılan başarılı olmaktadır. Üniversiteden ayrılanların bir milyonda biri, ayrılmayanların binde biri amaca ulaşıyor o kadar ve sen de sadece bir milyonda bire denk gelen birisisin o kadar. Sen zekisin, sen yeteneklisin, sen mac’a font yapmışsın, sen bilmem ne geliştirmişsin ama hiç mi işlerin bir şekilde yolunda gitmesinin bunda katkısı yok. Bir sürü kafası çalışan bir sürü font ve font psikolojisi bilen, programcılığın da kralı olan kişi bunlara ulaşamıyor işte. şansı yaver gitmeyiveriyor. ne yapsın vermeyince mabud ne yapsın mahmut.. mahmut istediğin kadar kendini geliştir, istediğin kadar garajlarda hayat geçir, istediğin kadar üniversiteen kaç.

Mahmuuut “aç kal budala kal”

Kaymağı tereyağına çeviren fare sen kaç fareden o bakraçın dışına çıkabilen oldun. kaymağı tereyağına çeviren fare neden kurtulmanı diğer hayvanlara yanlış anlattın. senin o bakraçtan kurtulmanın aslını niçin diğerleri ile paylaşmadın. Ne sütü! ne sütü tereyağına çevirmesi! senin kurtuluşun şöyle değil miydi; “o bakraçta bir sürü fare vardı ve sen ölen diğer fareleri üst üste koyarak” çıktın oradan. Bir de diğerleri bakraçın eğiminin yanlış kısmına denk gelmişti sen ise en kolay çıkılabilecek kısmındaydın. Neden bunlardan kimseye bahsetmedin de millete yalan attın, şansının yaver gitmesini sütün tereyağına çevrilmesi olarak anlattın. Hah şimdi sen de bakraçın dışındasın ve bu sana yetmeyecek.

Kaymağı tereyağına çeviren fare, sen de “aç kal budala kal”

Elmaları parlatıp satan sonra amcasından kalan mirasa konan elma satıcısı bir tek sen doğruyu söyledin olayın elmalarla, elmaları alıp parlatmakla alakalı olmadığını söyledin ama olsun sen de, sen de evet evet sen de “aç kal budala kal”

Kaybettikçe kazandığını söyleyen “Steve jobs” musun nesin ben de hep kaybediyom ama her kaybımdan sonra başımdan bir kaç tel daha eksiliyor, her geçen gün daha korkunç kabuslar görüyorum, her kayıptan sonra daha da çöküyor daha da yaşlandığımı hissediyorum. Her kaybımdan sonrası öğrenilmiş kehanet ve hiç bir zaman kazanamayacağım duyguları ile dolup taşıyor ve boşalıp duruyorum.

Steve jobs sen de “aç kal budala kal”

-aşırı melankoliye hayır, kanaata evet-

 

26

Tutunamamak

Yanlış frekansta olmaktır; tutamamak, tutma yeteneğinden mahrum olmak, tutabilecek donanımdan yoksun olmaktan ziyade tutmak istememek, tutmak istemeyi de isteyememektir.

Tutmak istememek çünkü;
Kalabalıklar içinde kendini yalnız hissetmek ve belki de gerçekten yalnız olmaktır. Kalabalıkta herkesin yakın olduğu bir sayı varken (ortalama ve yoğunluğun maksimum değeri 50 olmak üzere) Pi Sayısı, Euler Sayısı olmaktır; ne tek sayılardan birisi olmak ne çift sayı ne beş ve beşin katlarından biri ne de 10′un herhangi bir katı olan seçkinlerden biri, hiçbiri. özel olmak, Pi olmak, farklı olmak euler sayısı olmak ve bu özel durumun cezasını çekmek.


1 de olmak istememek; ilk sayı en populer sayı hem de bir numaralı rakam olmasına rağmen. birinci olmak da istememek, birincilerin havasından geçilmemesine rağmen, el üstünde olmasına rağmen.


2, 3,5, 45, 88 de, 99 da hatta 100 de olmak istememek bazısının şekli güzel olmasına, bazısının değerinin büyük olmasına, bazısı üç basamaklı olmasına, bazısı da seçkin asal sayılardan birisi olmasına rağmen hiç biri ama hiç biri olmamak, olmak istememek, baştan kaybetmiş ya da baştan kazanmış olmak ama nihayetinde tutunamamak.


Ttutunanların sahip olduklarına fazlasıyla sahip olmak ama onlar kadar kolay gülücük saçamamak, onlar kadar kolay sevinememek, onlar kadar kendini ev sahibi hissedememek hep bir misafir olarak kalmak.

- Dostum sende gariplikler var.
+ Tutunamamak, anlaşılamamak, raya bir türlü girememek..
- Neyin var konuşsanaaa!!
+ Hep Pi olmak zorunda kalmak, üstün özelliklere sahip, sonsuza dek sürebilecek ondalık kısma sahip olmak fakat gel gör ki daha normal bir tek sayı, bir çift sayı onu bırak doğru dürüst tam sayı bile olamamak. bu kazanç mı, kayıp mı onu bile bilememek..fels..
- …
+ …

Birbiri ile fazlasıyla ilintili ve diğerleri ile karışabilen kavramlar.
Biri diğerini pohpohlar, amacına hizmet ettirecek biçimde boş keseden laflar düzer, buna muhatap olan kişi ise övüldüğü hissi ile kendisine dalga geçercesine ve de aşağılarcasına laflar diyen bu kişiye karşı müteşekkirane karşılık verir. örtülü ya da örtüsüz aşağılama karşısında gülücükler saçarak egosuna katkıda bulunulduğu hissi ile kendinden geçer.
Bu kavramların karışıklığı ile ergenlik dönemi yaşayanlar daha bir etkilenirler.
Bir de kendisine gerçekten övgü dizildiği halde bunu pohpohlama ve kendisi ile dalga geçilmesi ve aşağılanma olarak algılayanlarda vardır tabi. kendisi için normal ve sıradan sayılan bir davranışa sanki önemli ve harikulade bir şey yapmış gibi övgüler dizilmesi ile acayip bir saçma duygu yaşamışlık hissi..

Eski Gönderiler »